Crede Risk Yönetiminde açık veriyi nasıl kullanıyor?

Birçok firmanın finansal açıdan sağlıklı görünmesine, yüksek risk skorlarına sahip olmalarına rağmen batabildiklerini hepimiz gözlemliyoruz. Bu da gösteriyor ki finansallar ve ödeme performansı dışında da farklı açılardan bakmamız gerekiyor. İşte açık veri tam da bu noktada karşımıza çıkıyor. Önümüzden risk değerlendirmesi amacıyla kullanılabilecek pek çok verinin aktığını hepimiz biliyoruz ama kimse bu haberlerden ve makalelerden oluşan karmaşık veriyi nasıl değerlendireceğini tam olarak bilmiyor. Ayrıca bu veri içerisindeki bir anlık veriden ziyade, zincir olayların daha anlamlı olmasını çok daha muhtemel. Yani hem metin içerisindeki bilgiyi almak, hem de geçmişine bakabilmek gerekiyor.

Crede olarak öncelikle dijital ya da dijitalleşebilir ortamda ne kadar veriye ulaşabileceğimize baktık. 2012 yılında basılı gazetelerimizin henüz %42’si dijitalde varken, 2021’de basılı gazetelerimizin %98’ini dijitalde bulabildiğimizi gördük. Kamu, haberler ve işletme web siteleri olmak üzere 3 temel açık veri kaynağına odaklandık. Bu kaynakları incelerken özellikle yerel kaynaklarda çok önemli bilgiler bulunduğunu tespit ettik. Ulusal haber kanallarının girmediği detaylara, konumları gereği yerel kanallar girebiliyordu. Bugün 944 yerel gazete ve haber kaynağını 7/24 takip ediyoruz. Bu süreçte sadece veriyi almak yeterli olmuyor. İçlerindeki faydalı veriyi insan olmaksızın sadece bilgisayarlar ile almak gerekiyor.

Çünkü haftada 18 milyondan fazla haberi tarıyoruz ve burada manuel bir yapının kaldıramayacağı bir yükten bahsediyoruz. O nedenle gerçekten akıllı ve tam otomasyon yazılımları geliştirmek zorundayız. Veriden bilgiye ulaştıktan sonra ise, sürece, yani “Patern’e” bakmamız gerekiyor. Çoğu zaman bir risk istihbaratı üretmemiz için 3 ya da daha fazla olayın arka arkaya gelmesi gerekiyor. Bu da geriye dönük ciddi bir analiz yapılması anlamına geliyor. Takip ettiğimiz yaklaşık 3 milyon firmanın son 3 yılda kamuya açık ortamdaki tüm verilerini kronolojik olarak sıralayan ve üzerindeki tüm zincir olayları analiz eden bir sistemden bahsediyoruz.

Patern analizlerini yapıp tehlikeli (batık ve temerrüt doğuran) “Patern’leri” de tespit ettikten sonra artık nihai çıktımız olan istihbarat bayraklarını gösterebilir noktaya geliyor ve bu kıymetli bilgileri algoritmalarımızla alıp finans profesyonellerine sunuyoruz.

Açık veri nasıl “Dijital İstihbarat ve Erken Uyarı Sistemi” CredIS’e dönüştü?

Tüm bu işlemleri tek bir elden otomasyon ile yapabilmek için CredIS’i, finansal olmayan veriye ve süreçsel ilişkilere odaklanan bir yazılım süiti olarak geliştirdik. Bunu yaparken de diğer uygulamalar ile kolaylıkla entegre olabilen bir mimari kurduk.

CredIS, ilk olarak bir fon kullandırım sürecinin tüm adımlarında kullanılıyor. Tahsis aşamasında, geçmiş istihbaratı kontrol ediyor, sahtecilik ihtimalini sorguluyor ve ortak ve yöneticilerin başka işletmelerdeki ilişkilerini ve bu işletmelerin durumlarını sorguluyor.

İkinci adımda, borç oluştuktan sonra borçlunun 7/24 takip edilmesi ve olumsuz bir durum oluştuğunda anında bildirilmesi için erken uyarı kurgusu yapılıyor. Bu süreçte erken uyarı için hiçbir insan müdahalesine ihtiyaç bulunmuyor. Uzmanlar e-mail’leri veya CredIS önyüzleri üzerinden oluşacak tüm riskli durumları takip edebiliyor. Normal şartlarda yüzlerce uzmanın çalışmasını gerektirecek takip süreçleri, CredIS tarafından tek bir kişinin dakikalar içerisinde aksiyon alabileceği ve gerekirse ilgili ekiplere atama yapabileceği bir şekilde sunuluyor.

Borç tahsilatsızlığa düştüğünde ise işletmeler çoğunlukla yok oluyor ama kişiler ticaret hayatlarına devam ediyorlar. CredIS, bu kişileri takibe alıp hukuki takip yapılabilecek bir işlem olduğu anda alarm veriyor. Borcuna sadık olmayan kişiler, bir süre gayri resmi çalıştıktan sonra yeterince zaman geçtiğini düşünerek bir noktada resmi işlem yaparak görünür oluyorlar. İşte tam bu noktada CredIS devreye giriyor ve ilgili istihbaratı hiç vakit kaybetmeden uzmanlara iletiyor.

Katılım Bankaları’nın müşteri ile ilişkileri uzun soluklu ve ticaretleri üzerinden olduğu için müşterilerin finansal olmayan davranışları daha da büyük önem kazanıyor. CredIS’in ürettiği sarı ve kırmızı kartlar ile işletmelerin genel gidişi ile ilgili anında bilgi sahibi olunuyor.

3 yıl süren ve halen devam AR-GE çalışmalarımızın sonunda CredIS pek çok bankaya hizmet eden bir veri ve istihbarat kaynağına dönüştü. Kamuya açık kaynaklardaki bilgiyi sadece raporlamıyor aynı zamanda risk bakış açısı ile de anlamlandırıyoruz. Bu sayede klasik finansal analizler ile görülemeyen riskleri anında ve erken safhada risk uzmanlarına ulaştırabiliyoruz.

Siz de Credi’yi yakından tanımak ve finansal yapınızı güçlendirmek için tıklayınız.

Demo talebinde bulunmak ve iletişim için ; info@crede.com.tr

Henüz Yayınlanmış Bir Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.