Macellan CEO’su Göktürk Yetim ile özel bir röportaj gerçekleştirdik.  Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerinden biri olan Macellan’ın nasıl büyüdüğüne ilişkin sorularımızı Göktürk Yetim’e ilettik.

Macellan şirketinde CEO’luk görevini yürütmektesiniz ve aynı zamanda kurucu ortaklardan birisisiniz. Bize öğrencilik yıllarınızdan ve o dönemdeki hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

Üniversite yıllarıma değinecek olursam, İstanbul’da okumak birincil hedefimdi. Girişimcilik ekosisteminin burada daha aktif olduğu düşüncesindeydim. 

Hedeflediğim bölüm olan bilgisayar mühendisliğini kazandım.  Okurken yaşadığım farklı bir deneyimi sizinle paylaşmak istiyorum; Okula başladığım ilk yıl hazırlık okulu öğrencisi idim. Maltepe Üniversitesi ile Arkansas Eyalet Üniversitesi arasında yapılan bir anlaşma neticesinde hazırlıkta okuyan 3 öğrenciye, öğrenci değişimi kapsamında burs ile hazırlık eğitimini devam ettirme hakkı sağlanmıştı. Okulda yapılan mülakatlar neticesinde bu anlaşma ile hazırlık okulunun son dönemini Amerika’da okumaya hak kazandım.  Amerika’da okuduğum kurları yüksek bir not ortalaması ile tamamlamış olmama rağmen, Türkiye’ye döndüğümde notlarım okul tarafından geçerli sayılmadı. Dolayısıyla, Türkiye’ye döndüğümde hazırlık okulundaki son kuru tekrardan okumak zorunda kaldım. Bu durum, okulun ilk dönemindeki dersleri almadan ikinci dönemindeki dersleri almama sebep oldu. Haliyle, okuduğum bölümü önce ikinci dönem derslerini daha sonra birinci dönem derslerini alacak şekilde her yıl bir dönem geriden takip ederek okuyacaktım. Çözüm olarak ise, yaz okulu sürecinde farklı bir üniversiteden ilk dönem alamadığım derslerimi aldım ve sonraki yıl için açık ders seçimine kredi bırakma şansına sahip oldum. Bu durum, dönem içi zorunlu ders sıralamamı değiştirdi ve ben hiçbir dersten kalmamış olmama rağmen, her dönem yeni insanlarla birlikte okuyarak onları tanıma fırsatı buldum. Netice itibariyle, ben fakülteyi sınıf arkadaşlarımdan daha kısa sürede, 3 yılda bitirmiş oldum ve bu düzensiz giden ders seçimleri sebebiyle bölümdeki tüm kişilerle sınıf arkadaşlığı yaptım.  Bu serüvenim, hem zorluklara karşı çözüm üretebilme kabiliyetimi geliştirdi hem de okulda birçok insan ile tanışmama vesile oldu.

Macellan’da bugün birçok konuya çözüm üretebilme yetkinliğimi, okulda karşılaştığım bunun gibi zorlu deneyimlerime borçluyum diyebilirim.

Girişimci olmaktaki en temel motivasyonunuz nedir? Bu serüven sizin için ne zaman başladı ve nasıl devam ettii?

Birkaç arkadaşım ile birlikte üniversite yıllarımızda bir itiraf sitesi kurmuştuk.  Sonrasında üniversitelerin düzenlediği bazı yarışmalara katıldık ve dereceler aldık. Böylelikle girişimciliği denemeye başladık diyebilirim. Başladığımız bu süreçte mali anlamda desteğe ihtiyacımız vardı, KOSGEB’e başvurduk. Desteği almaya hak kazandık. Bu destek, alınan ekipmanların devlet tarafından sonradan ödendiği bir finansal destek idi. Dolayısıyla, ekipmanlarımızı alabilmemiz için öncesinde bizim bir ödeme yapmamız gerekiyordu. Öğrencilik yıllarımızda olduğumuz için finansal yeterliliğimiz yoktu. Farklı çözüm yollarını denedik ve ekipmanlarımızı aldık.  O koltuk ve masalar bizim için hala çok manidar.

 

Neden Macellan?

Malum, Macellan bir kâşif. Biz de kendimizi dijital dünyanın kâşifi olarak görüyoruz. Tamamiyle buradan esinlenerek yola çıktık. Macellan öncesinde birkaç farklı alternatifimiz vardı. Fakat, Macellan olarak yola devam etmek misyonumuz açısından bize daha uygun geldi.  Ayrıca, Macellan yazıldığı gibi okunan ve Türkçeye uyumlu bir isim. Akabinde sitemizi oluşturduk.

Macellan bir teknoloji şirketi ve bünyesinde dört farklı ürünü barındırıyor, bu ürünlerin farklı dikeylerde olması bilinçli bir stratejinin sonucu mu?

Evet, bilinçli bir strateji idi. Bizim amacımız yazılım alanında günlük hayata hitap eden ürünler çıkarmak ve insanların yaşamını kolaylaştırmak. Dört farklı ürün ise Arşimet Dijital ile kağıdı, Lagina Gelişmiş Dijital İmza ile kalemi, Bulut Filo Yönetimi ile aracı ve Alternatif Superapp ile de parayı temsil etmekte.  Yakın tarihte yine hayatı kolaylaştıracağını düşündüğümüz bazı yeni projelerimiz var.

Macellan çok hızlı büyüdü ve portföyündeki birçok ürün ile sektöre öncülük etti. Bu yolculukta deneyimlediğiniz bir kırılma hikayeniz var mıdır?

Birden fazla kırılma hikayemiz var aslında ama ilki bir “captcha” ürünü hikayesi. Ekip arkadaşlarım ile birlikte tasarladığımız “adcaptcha” adlı bir ürünümüz vardı. Bu ürün ile siteye gelen robotlara karşı güvenlik sağlarken, gerçek kullanıcıya da reklam izlettirip aynı zamanda site sahibinin gelir elde etmesini sağlıyorduk.  Bu projeye o zaman diliminde çok inanmıştık, fakat projemiz yeterli ağımız olmadığı için istediğimiz başarıya ulaşamadı. Kısa sürede durumu tespit edip, doğru zamanda projemizden vazgeçtik. İşimize farklı projelere yönelerek devam ettik. İhtiyaç olan pazarlara yöneldik ve yeni ürünler çıkardık. Bu şekilde yükselirken talihsiz bir olay deneyimledik. Üzülerek söylüyorum ki bir projemiz henüz prototip aşamasında iken çalındı. Bu bizim için mali bir kayıptan ziyade ürünümüzü anlattığımız yatırımcılara karşı güven problemine sebep oldu. Bu tarz durumlar yaşanabiliyor, önemli olan gerekli önlemleri alarak motivasyonu düşürmeden devam edebilmek, nitekim Macellan ekibi olarak biz de öyle yaptık.  

 

Alternatif ürününüz ile aslında finansı teknoloji ile birleştirdiniz ve bünyenizde birçok markayı barındıran bir cüzdan oluşturdunuz. Ürününüzü nasıl geliştirdiğinize ilişkin bilgi alabilir miyim?

Bu soruyu çok değerli bir büyüğümün söylediği bir söz ile cevaplamak istiyorum, kendisi “Türkiye’de zeki çocuklar mühendislik okur, Amerika’da zeki çocuklar finans okur. O yüzden Amerika’daki büyük şirketler finans sektöründen para kazanırken, Türkiye’de bu durum mühendislik alanları için geçerlidir.” demişti.  Bunun üzerine piyasadaki ihtiyaçları belirleyerek finansı ve teknolojiyi birbirine entegre ettik ve Alternatif SuperApp ile fintek sektörüne adım atmış olduk.

Alternatif’te kullanıcıların işletmelere ön ödeme yapıyor olması güzel bir avantaj. Ticari bir amaç güderek ürettiğimiz bu ürün, temelinde kullanıcının işletmeye faizsiz kredi sağlaması durumudur. Dolayısıyla, bugün alternatif ile anlaşmış olan işletmelerin faize olan ihtiyacı azalmış oluyor. Ayrıca, Katar’daki büyük yatırımcıların bize yatırım yapmalarındaki temel sebep ise tam olarak budur. Çünkü Macellan çatısı altında alternatif ile katılım finans sektörüne de katkı sağlamış bulunuyoruz.

Alternatif ile sadece Türkiye sınırlarında değil, diğer ülkelerde de büyüme planları yapıyorsunuz. Hedef ülke kitlenizi neye göre belirliyorsunuz?

Bizim için burada belirleyici iki kriter bulunmakta; 

İlk kriterimiz, ülkelerin finansal yapısının bizimle çalışmaya uygun olması ve dijitale olan eğilimleri. İkinci kriterimiz ise, hedeflediğimiz markaların bağlı bulunduğu şahıslar ve ulaşılabilir olmaları. Nitekim, yaptığımız işte kolaylık gözettiğimiz için, tekellerin bulunduğu konumlar bizim için çok daha uygundur. Bu bağlamda değerlendirdiğimizde, yatırımlarımız tamamlandığında 5 sene içerisinde yaklaşık 12 ülkede olmayı planlıyoruz.

Tecrübelerinize istinaden, genç girişimcilere ve ya girişimci adaylarına vermek istediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Bu uzun bir yol. Ben insanın elinden geleni yaptıktan sonrasında başarısız olacağına inanmıyorum. Bir başarısızlık yaşandığında buna mağlubiyet gözüyle değil, imtihan gözüyle bakıyorum.  Bu yolda deneyimlediğim en önemli unsur, çok çalışmak ve zorluklar karşısında yılmamak. Dolayısıyla, yolun başında olan arkadaşlarım girişimciliğe yönelsinler ama çok çalışmaları gerektiğini de göz önünde bulundursunlar. Bir diğer önemli unsur ise, her şeyi yaşayarak deneyimlemekten ziyade, yaşanmış olan tecrübelerden de ders almalarıdır.  Kendi rotalarını belirlerken, gerek başarılı gerek başarısız girişimcilerin deneyimlerini gözlemlemelerini tavsiye ederim.

Röportajı Yapan: Zeynep Şakarcan

Henüz Yayınlanmış Bir Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.